Yalan ve Ötesi

 Yalan ve Ötesi

Son yıllarda dünya gündeminde en çok yer bulan hadiselerden iki tanesi 2016 yılında meydana geldi birisi Donald Trump ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olduğu seçim diğeri İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çekilmesi kararının alındığı oylama , yani Brexit . Bu seçimler esnasında daha önce hiç olmadığı kadar sosyal medya kullanıldı . İnsanların sosyal medya hesaplarında paylaştığı veriler üzerinden analiz yapan onlarca şirket , seçim çalışması yapan Parti ve kişiler için çalıştı . Her iki olayda ortak olarak İnsanlar bir problemle karşı karşıya kaldı: “Doğruluğu kanıtlanmadığı halde hızla yayılan ve kitleleri etkileyen sansasyonel haberler”

 Manipülasyon süreci

Bu haberler seçim kampanyalarına kadar girdi , medyada da yer buldu. Kampanya boyunca özellikle Donald Trump , bu iddialara kampanyasında çokça yer verdi , polemikler oluşturdu . Daha da kötüsü özellikle Facebook ve Twitter’da Trump destekçileri arasında birçok sansasyonel haber hızla yayıldığı . Uzun süre dolaşımda kaldı ve kamuoyunun Adaylar ve politikaları ile ilgili algısını düşüncesini Manipüle etti. Mesela Başkan Obama’nın gerçekten Rus olduğunu iddia eden haberler çıktı. Trump bizzat söylemedi ama Trump’a oy vereceği düşünülen Hristiyan sağ kesimde yaygın olarak Obama’nın Aslında Müslüman olduğuna dair bir bilgi yayıldı ve halkın kanaatini etkiledi . Brexit oylaması sırasında da Brexit savunucuları asılsız birçok argümanı en yetkili ağızlardan dolaşıma soktular işin ibretlik tarafı ise bu iddiaların kitlelerce doğru kabul edilmesi ve seçim sonuçlarını etkilemiş olmasıdır mesela iddialar arasında İngiliz sağlık sistemine gidecek paraların AB ‘ye destek olarak aktarıldığı yani sağlık sisteminden yeterince faydalanamıyoruz İngilizlerin AB’yi suçlaması gerektiği haberleri yayıldı . İşin aslında iddia edilenin tam tersi olması bile sonucu değiştirmedi , bu iddiaya milyonlarca insan inandı ve sonuçta referandum Brexit lehine sonuçlandı. O günler de bunun gibi akıl almaz bilgiler internet üzerinden yayın yapan haber sitelerinden yayınlanıyor , oradan Facebook’a ve YouTube’a yükleniyor, çarpan etkisi yeni medyanın en önemli özelliği çarpan etkisidir yani üretilen her bilgi artan bir hızla yayılıyor ve dağıtılıyor . Doğrunun da yalanın da yayılması çok kolay . Hatta yeni üretilen ilginç yalanların , bilinen doğruya göre daha özgün olmaları sebebiyle yayılma hızı daha yüksek oluyor . Bu durumu fırsata çevirmek ve tıklanma başına ödeme yapan sistemlerden reklam geliri elde etmek isteyen bazı insanlar asılsız haberler üretip bunu dolaşıma sokmaya başladılar . Bunun en sıradışı örneği de Makedonya’nın Veles isimli küçük bir şehrinde gençlerin bu şekilde Web siteleri kurmasıdır . Bu gençler ürettikleri tamamen kurgu haberlerle binlerce kilometre uzaktaki Amerikan seçimlerini ciddi şekilde etkilediler. Tespit edildiğinde artık çok geçti .

Halkın seçim sürecinde hangi haberlerden etkilendiğini ve nasıl kanaat oluşturduğunu , halihazırda hangi görüşe yakın olduğunu ölçen veri analiz şirketleri de bu seçimlerde analiz ürettiler . Belirledikleri bir kitle arasında dolaşıma sokulan haberin onların görüşlerini nasıl etkilediğini ölçtüler . Hatta bu analiz işlemleri sırasında hangi konuda haberler izlerlerse nasıl tepki verecekler de dahil yapay zeka ve makine öğrenmesi çalışmaları yaptılar .

Sinsi Propaganda

Bu çok tartışılan seçimlerin ardından Cambridge Analytica isimli bir veri analiz şirketi ile ilgili vahim bir skandal ortaya çıkarıldı . Cambridge Analytica; tüketici , takipçi , seçmen davranışlarını değiştirmek isteyen , iş dünyası ve siyasi partilere hizmet sunmayı amaçladığını ilan ederek 2013 yılında Londra’da kurulmuş. Şirket verilerimizi , davranış bilimlerini kullanarak analiz edip kurumların (şirket , Parti , devlet , STK vb) Hedef kişi ve kitlelerini belirlemeye ve bulmaya yardımcı olacağını ilan etmiş. Şirketin ilan etmediği ancak bir gizli kamera kaydı ile  şirket yetkilisinin bilgiyi internetin dolaşım sistemine bırakıp , ara sıra küçük müdahalelerle olayın büyüyüp yayılmasını izleriz . Kimsenin Propaganda olduğunu düşünmemesi önemli .

Çünkü Propaganda diye düşündüğünüz anda bir sonraki soru , arkasında kim var olacaktır şeklindeki ifadesi , Hadise’nin boyutu hakkında Sizlere fikir verecektir Cambridge analytica , kurulduktan sonra vadettiği plana göre hedeflenen kişiler ve kitleler için özel içerik üretmeye başladı . insanların davranışlarını belirli durumlarda verdikleri tepkiler üzerinden çözülmeyecek anket çalışmaları üretip Facebook üzerinden kullanıma açtı . Hatta katılımcılara ankete katılma karşılığında 1-2 dolar para da verdi. Yaklaşık 220 bin kişiye ulaştıkları düşünülmektedir . Katılan insanların bilgilerine Facebook üzerinden ulaşıp beğendikleri içerikleri takibe aldılar ve çalışmaya başladılar . Bu çalışma sonuçlarına göre herhangi bir Facebook kullanıcısının sadece 68 adet beğenisi üzerinden deri rengi , cinsel yönelim ve hangi partiye oy vereceğini %85 doğrulukla ölçe bildiklerini keşfettiler . Bunu fark ettikten sonra , bahsi geçen çalışmalara Finans desteği veren İşadamları Milyonlarca dolar kaynak ayırdılar .

Av Başlıyor

En çok ikna edebilecek kararsız kişilikleri tespit edip , ilgilendikleri meseleleri belirlediler ve kişiye özel mesajlarla harekete geçirmeye başardılar . Hizmet sattıkları siyasetçilerin bütün konuşma ve mesajlarını , ellerindeki veri setleri ile insanların kişilik , davranış ve ihtiyaçlarına göre hazırladılar . İlgili siyasetçiye asla oy vermeyecek seçmen gruplarını ise Sandığa gitmekten alıkoyacak haberleri özellikle gösterdiler . Bu sayede seçime katılımı bazı bölgelerde yaklaşık %10 oranında etkiledikleri tahmin edilmektedir . Ellerindeki verilere göre iki parti arasında kalan kararsızları tespit edip, onlara yoğunlaşan reklamlarda ürettiler . Bütün bunları yaparken adeta bir avcı titizliğiyle hareket ettiler . Konunun çok fazla detay var tabii ki . Cambridge Analytica bu şirketlerden sadece bir tanesi . Skandal ortaya çıktıktan sonra dünyada , yer yerinden oynadı sosyal medya şirketleri yalan haberlerin tespiti ve bunların yayılmasını önlemek için çeşitli tedbirler almaya başladılar .

Mahkemeler açıldı , hatta sosyal medya şirketleri borsada değer kaybettiler , müşterileri azaldı . Birçok ülkede kişisel verilerin korunması adına kanunlar çıkarıldı . Yazının bağlamından kopmamak adına bir Cambridge Analytica yetkilisinin gizli kamera kaydında yer alan açıklamasının altını çizmek istiyorum internette yaydığımız bilgi İlla doğru olmak zorunda değil , duyguları harekete geçirsin yeterli . İnternette her okuduğunuz çarpıcı haberin veya bomba iddianın akabinde tepki vermeden önce bu sözü lütfen hatırlayın.

Yeni Dönem Yeni Ad

Bir durum tespiti yapabilmek niyetiyle ortaya çıkan yeni döneme post-trust dönemi adını verdiler . Hatırlarsanız Oxford Sözlük tarafından 2016 yılının kelimesi olarak post-truth seçilmişti post-truth dilimize hakikat sonrası veya gerçek ötesi olarak çevrilmektedir . İnsanların kanaat oluşturmasında duygu ve inançların , delile dayalı bilimsel gerçekler den daha fazla etkili olmasını ifade etmektedir . Burada post eki zamansal anlamda “sonra” değil de “ardından gelen kavramın önemsizleştiği bir zamana ait olmak” şeklinde kullanılmaktadır . Yani hakikat sonrası dönem , açık hakikatlerin çok da bir değer ifade etmediği dönem anlamına gelmektedir . Objektif vakıalardan veya bilimsel açıklamalar dan ziyade duyguların  şahsi kanaatlerin ve korkuların gerçeğin yansıması olarak inkarı veya çarpıtılması olarak tezahür eden hakikat sonrası dönemde İnsanlar , apaçık doğrulara göre değil de kanaatlerine de isteğine göre hareket etmektedir . Hakikat , önemini kaybetti . Dünyada hakikat sonrası olarak tarif edilen yeni bir dönem başladı . Kurgulanmış çarpıtılmış bilgi ve kaynağı araştırılmamış veri internet kültürünün bir parçası haline gelirken gerçek ve bilim kurgu arasındaki çizgi giderek silikleşme ye başladı . bu durum sosyal bölünmelere , bilgi kirliliğine neden olduğu .

Sözün Bittiği Yer

Hakikat sonrası dönemde toplumsal yaşantımızda başka zamanlara kiyasla yalana gösterilen müsemma artmıştır. Yalancılar her zaman insanlığın yürüyüşüne eşlik etmiştir, ama şimdiye kadar belli bir suçluluk ve mahcubiyet ile söyleniyordu. Oysa şimdi etik bir alacakaranlıkta , İnsanlar kendilerini sahtekar olarak görmeden yalan söyleye biliyorlar . Çünkü artık Yalan söyleyene yalancı demenin kendisi dahi bir tür hakaret olarak görülmektedir . Bu durum toplumsal bağlamda hakikat ve yalan ilişkisi düşünüldüğünde ciddi bir dönüşüm geçirdiğimize işaret etmektedir . Kanaatimizce bu Sözün Bittiği yerdir .

Bütün bu tartışmalar yapıldı , tehlikelere dikkat çeken yazılar yazıldı , konuşmalar yapıldı da insanlar ders aldılar mı acaba? Her geçen gün bu sistemin dışında düşünmeye ve günübirlik boş tartışmaların uzağında yeni okumalar yapmaya devam etmeliyiz.